Kültürel kimliği ve arkeolojik katmanlarıyla tüm yeniliklerini tarihsel ilklerin üzerine inşa eden yaratıcı şehir İstanbul, iki kıtanın kültür, sanat, tarih ve tasarımla birleştiği mozaik bir kent. Bu özellikleri ile tarih boyunca kültür ve sanatın olduğu kadar yaratıcılığın da başkenti.

İstanbul deyince aklımıza Pera, Galata, İstiklal caddesiyle Beyoğlu gelir. Pera bölgesi, vaktiyle Beyoğlu’nun Gümrük kapısı olarak biliniyor. Bölgede yaşayan Levantenlerin teknoloji talebi batılılaşmayı Beyoğlu’na çeken etkenlerden olunca, ilk belediye 1857’de 6. Daire adıyla Beyoğlu’nda kuruluyor.

Beyoğlu, 19.yy’da ki batılılaşma hareketleriyle İstanbul’un önemli zanaat merkezlerinden birisi haline gelir. El becerisi kullanılarak yapılan ve ustalık gerektiren üretim şekli Zanaat, geçmişten günümüze sabır, merak ve itina sahiplerince değerli pek çok bilgi ve birikimin yıllar boyu kuşaktan kuşağa yaşatılabilmiş önemli bir kültür ögesidir.

Günümüze kadar varlığını sürdürmüş el sanatı ustaları, ( demirciler, aydınlatmacılar, enstrüman üreticileri ve tabela – pantograf üreticileri)  yaratıcı endüstrinin  önemli ve görünmeyen miras taşıyıcıları, yaratıcı sektörün dinamosu Galata bölgesinde zanaatin merkez üssünü yıllardır ayakta tutmaya çalışıyorlar. Bölge, enstrüman üretim ve tasarımında Dünya fuarlarında temsil edilen ürünlere de ev sahipliği yapıyor.

Yaratıcı Endüstriyi Besleyen Yaratıcı Atölyeler

2015 yılında Yaratıcı Endüstriler Mali Destek Programı, İstanbul Kalkınma Ajansının desteğiyle Kültür Kent Vakfı, Beyoğlu Belediyesi, YEKON ve Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle Beyoğlu bölgesinde bir dizi yaratıcı proje hayata geçiriyor. Beyoğlu’ndaki Zanaat ustaları ile yaratıcı endüstrinin aktörlerini buluşturan atölyeler gerçekleştirmek projenin asıl hedefi olunca Beyoğlu’nun zengin kültür mirasına sahip çıkan el ustaları, yeni nesil genç öğrencileri ile sektörden tasarımcıların ve akademisyenlerin de dahil olduğu çıraklık atölyelerinde buluşuyor.

Kültür Kent Vakfı’nın yürütücülüğünde 2016 yılında, Zanaat Yeniden sloganı ile ‘Usta İşi Beyoğlu’ hareketi hayata geçiyor. Proje, güncel tasarım bilgilerinin ustalık eğitimleri ile bir arada sunulduğu yenilikçi ve çağdaş bir çıraklık eğitimi.

Usta İşi Beyoğlu Projesi’nin nihai amacı; Beyoğlu’nu yaratıcılık ve yenilikçilik merkezi olarak yeniden konumlandırıp, semtin yaratıcı marka değerini güçlendirmek.

‘Usta işi Beyoğlu’ projesi, Beyoğlu’nda varlığını sürdüren zanaatkarlarla gençleri buluşturup mesleğin devamlılığına katkı sağlarken, Usta-Çırak-Atölye üçgeninde günümüz değerlerine uygun kurgulanıp, devamında yaratıcı aktörlerle çalışma pratiğini de geliştirebilmeye olanak sağlıyor.

Beyoğlu Kültür Kent Vakfı Genel Müdürü Gaye Uğurlu, ortaya çıkan projenin yaratıcı endüstriye katkısını “Bir metale şekil verip onu herhangi bir obje olarak kullanılabilir hale getirebiliyor ve artık kendileri üretebiliyorlar.” şeklinde ifade ediyor. Zanaatkarların yaptığı işlerin tasarım değerinin olduğunu görmeleri ve tasarıma dönüşebildiğini fark etmeleri proje yöneticileri için çok önemli.

“Mesela Emin usta kilden darbuka tasarlıyor ve işleri Amerika’da fuara katılıyor. O zaten tasarımcı. Türkiye’de bu işi yapan başka birileri var mı bilmiyorum? Kendini sektörde ve sosyal medyada gösterebilme eksiğini bu projede gidermiş oldu. Dolayısıyla Yaratıcı Endüstrilere bu projeler sayesinde entegre olabildi.”

Fotoğraf: Aslı Kıyak İngin

Kültür devam etsin…

Galata’da 43 yıldır demir ustası olarak çalışan  Artin usta’nın atölyesine dünyanın her yerinden tasarımcılar geliyor. Hazırladığı ürünlerden bir tanesi Hollanda’da tasarım ödülü almış. Hollanda Ticaret Bakanı tarafından ziyaret edilmiş bir zanaatkar Artin Aharon. Dükkan’ın alt katındaki camda, bir tabela üzerinde ‘Artin’s school’ yazıyor.

“Benim yanımda staj görenler şimdi alt katta kendi tasarımlarına çalışıyorlar. Ustalık aslında yaşlanmak.Yaş aldıkça herkesten bir şey görüyorsun. Önemli olan öğrendiklerini gelecek nesillere aktarabilmek. Kültür devam etsin. İstanbul’da doğup büyüdüğün zaman sanatla ilgili her konuya ister istemez yaklaşıyorsun ve beceriyorsun. İyi bir usta olmak için şehirli ve kültürlü olmak gerek.”

Beyoğlu Galata bölgesinde seri üretimden çok, az sayıda, özel üretim ve satış yapan imalathaneler mevcut. Eskiden sayıları daha çokmuş zamanla azalmış.

Yerel yönetim bu işin sürdürülebilir olmasını istiyor

Proje yöneticisi Gaye Uğurlu, Beyoğlu’ndaki yaratıcı endüstriyi besleyen yenilikçi değişimin oluşabilmesi için sürdürülebilirliğin önemini vurguluyor.

“Bu bölgede yaşayan öğrencilerin burada istihdam edilebilmesi için yerel yönetim çaba sarf ediyor. Örneğin, Londra’da zanaat birimlerini bölgeden koparmadan ama ortaklaşa iş yapabilecekleri hanlar var. Belki uzun vadede burası da o şekle dönüşebilir. 100 liralık fabrikasyon üretimi bir gitarla, tek üretim yapılmış bir gitar arasında çok fark var. Zanaatkârları da yaratıcı endüstrinin bir parçası olarak alıyorsak eğer, onları da sistem içerisinde kendi öz benlilerini kaybetmeden, doğru bir eşleştirme yaparak, bölgesel sorunlarına çözüm üretebilmek, iş güvenliğini sağlayabilmek, kendilerini fark etmelerini sağlamak çok önemliydi.”

Yaratıcı Atölyeler Projesi, Beyoğlu bölgesindeki zanaat atölyelerini günümüze uygun, iş güvenliğinden haberdar, yenilikçi ve yaratıcı ekonomiye katkı sağlayacak şekilde yeniden konumlandırıyor. Yaratıcılığı besleyen bu projelerle, usta, çırak, atölye üçgeni yeniden tanımlandı, deneyimsel öğrenme ve bilgi üretme modelleri yeniden kurgulandı.

Beyoğlu ticaret ve sanatın önemli merkezlerinden biri olduğu müddetçe yaratıcı endüstriyi beslemeye, yaratıcı ekonominin paydaşlarını bölgeye çekmeye ve yaratıcı sınıfın odağı olmaya devam edecek özellikte bir semt.

 

 

Buket Şengül

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikTürklerle Anadolu’ya Gelen Çiçek ‘Lale’
Sonraki İçerikÇağdaş Sanatta Markalaşmak
Uludağ Üniversitesi Turizm-Otelcilik - Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler mezunu. Reklamcılar Derneğinde aldığı Reklam-Strateji-İnteraktif medya eğitimleri sonrası çeşitli reklam ajanslarında marka ve proje yöneticiliği yaptı. Pazarlama İletişimi ve Satış, Sosyal Medya, Tasarım Kültürü, Girişimcilik ve NLP eğitimleri aldı. 2009’da kendi tasarımlarından oluşan markası Lui & Luisa yı kurdu. Aynı yıl öykü, söyleşi ve gezi yazıları çeşitli dergilerde yayımlandı. 2014’de kurulan Röportaj Atölyesi’nde Türkiye’nin önde gelen gazeteci ve akademisyenlerinden Röportaj yazarlığı eğitimi aldı. Markalaşma, Tasarım, Moda ve Sanat alanlarında çoklu projeler geliştiriyor. İstanbul Art News’te yaratıcı alanlarda markalaşma söyleşileri yapıyor ve bağımsız yazarlık çalışmalarına devam ediyor.