Dünya’yı sanatla değiştirmeyi uman bir Fransız sokak sanatçısının, Ortadoğu’da gerçekleştirdiği bir enstalasyonla, yerel halkı sevgiyle ve sanatla dönüştüren fotoğraf projesinin amacını soranlara kısa ve öz cevabı. ‘Sadece sanat!’ ‘We’re just doing art…’ Bir Ted videosunda aklıma takılan cümle; ‘Sadece sanat yapıyoruz!’...
Buzullar eriyor, her gün insanlar birbirini acımasızca öldürüyor, yediğimiz içtiğimiz her şeyin ölümcül olduğunu öğreniyoruz, kullandığımız deterjanlar kanserojen, etrafımızı kaçınılmaz olarak saran teknoloji dolu yaşam bünyeleri altüst ediyor, hasta ediliyoruz farkında olmadan... Büyük insanlık ailesinin dertleri var! Çağdaş, gelişmiş, evrilmiş, teknolojik...
  Gecenin bir yarısı sokağın sessizliğinde yürüyoruz Galata’ya doğru. Sarı akşam ışığının altına yansıyan kule duvarlarının ihtişamlı gövdesini izlemek için belki…Tarihin tüm gizemli hatıraları sinmiş gibi bu şehrin sokaklarına. Gece lambalarının altındaki ayak izlerimiz bizden daha heyecanlı adım atıyor gibi....
Ben seni hiç üzemem  Papatya çayı yapmak isterim sana Sonra Portakal çayı Füme Lapsang souchong çayı Ama ben seni hiç üzemem Deliririm yalnızca Sessizce tek başıma deliririm  Beni Lape'ye koyarlar  Koyu Türk Çayı içerim orada yalnızca bizim uslanmaz ruhlarımız hiç kumrulaşabilir mi? suskuyla yanyana oturan iki kumru.. iki sevgili yanyana oturarak uzun...
  'İçinizdeki çocuğun vizyonuna sahip çıkın, çünkü sizi gerçek başarıya götüren onlardır.' Bu cümle her yıl bu zamanlar okuduğum ve artık sadece göz attığım bir kitabın ön yüzünde yazıyor. 'Hayatınızın En Güzel Yılı' Yıllar önce ilk okuduğumda, elimde kalem, kağıt plan, program yaparak...

Nurhayat!

  Çat diye kapı açıldı! Elinde içi dolu naylon torbasıyla, uyumsuz giyinmiş, iç içe geçmiş dalgalı saçlarıyla, ufacık, esmer tenli bir kız çocuğu girdi içeri. Pek fütursuz elindeki torbayı attı desen işlemeli koltuğun üstüne. Mağazadaki aksesuarlardan en afilisini seçti. Eski stil, bordo...
Minibüs şoförünün ani freniyle birden irkildik. ''Okula geldik sol tarafta abla, ama orada bulabileceğin pek bir şey kalmadı''diye bağırdı aynadan bakarak… Sağda geniş, dipsiz bir uçurum, solda kocaman, ıssız bir arazinin soğuk ve terkedilmiş kapısında indik. Elimizdeki broşür, felsefe okulunun...
‘…Çay ne şarap kadar kibirli, ne de kahve kadar yapmacıktır. Üstelik çayda kakaonun kırıtkanlığından da eser yoktur.’   Okakura, çay odasının tüm inceliklerini anlattığı güzel eserinde böyle tanımlıyor, çay harici içeceklerin karakterini. Peki her sabah keyifle yudumladığımız çayın karakteri nasıldır? Çay...
  Yeşil erik ağacının altında, oyuncak bebeğine ninni söyleyen çocuk sesi geliyor kulağıma uzaktan uzaktan... -Uyu uyu,uyu ki büyü... Sıcak ve nemden bunalmış halde uzaklara dalıp dalıp çıkarken bu sesle ayılıyorum. Rüzgarın esintisi, erik ağaçlarının muhteşem görüntüsü olmasa, sıcak seninle aram pek...
“Yazman, en üst yapmandır – belki de bu yüzden ancak öteki – daha alt yapmaların tükenince ancak da o zaman, yol açılır ona. Çünkü yazman bütün öteki yaşama ve yapma basamaklarını gerektirir – ancak onları gerçekleştire gerçekleştire; basamakları adım...

SOSYAL TAKİP

461BeğenenlerBeğen
439TakipçilerTakip Et
1,170TakipçilerTakip Et